Petrol ve Elektrik sektörleri, dünya ekonomisinin gidişatına yön verecek
COVID-19 virüsünün küresel bir salgına dönüşmesinin ardından, bireylerin evde kalmasıyla başlayan süreç, üretim ve iş gücünü de önemli ölçüde etkiledi. Birçok sektörün durma noktasına geldiği salgından; petrol, elektrik ve enerji üretimi sektörleri, en çok fiyatlama alanında etkilendi.
COVID-19 salgınının Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilmesi sonrasında, virüsün yayılımını durdurmaya yönelik atılan adımlar küresel ekonomiyi de büyük ölçüde etkiledi. Deloitte tarafından hazırlanan “COVID-19’un Sektörel Etkilerini Anlama” raporlarında elektrik ve enerji üretimi sektörleri incelendi.
Sektör oyuncuları altyapılarını çalışır halde tutmaya odaklanıyor
“COVID-19’un Elektrik, Enerji Hizmetleri ve Yenilenebilir Enerji Sektörüne Etkilerini Anlama Raporu”nda, sektörün altyapılarını çalışır halde tutmaya, güvenli elektrik ve doğal gaz sağlamaya odaklandığına dikkat çekildi.
Deloitte’un dünya üzerindeki birçok enerji şirketinin uygulamalarından yola çıkarak ortaya koyduğu çalışmada ifade edildiği üzere; COVID-19’un oluşturduğu dalgalanma sonrasında, sektör oyuncuları, ödemeleri erteleme ve varlıklarının devre dışı kalmasına sebep olacak bakımları askıya alma yolunda gidiyor.
Endüstriyel talep azalırken, konut müşteri ihtiyacı arttı
COVID-19’un sektörde oluşturduğu en büyük etki, endüstriyel talepte azalma olarak ortaya çıktı. Üretim merkezleri ve ticarethanelerdeki düşüşe rağmen, konut müşteri talebinde artış gözleniyor. LNG ve CO2 fiyatlarındaki düşüşle birlikte, talepteki aşağı yönlü hareket elektrik toptan satış piyasalarındaki fiyatların gerilemesine sebep oldu. Yenilenebilir enerji tarafında, son iki aydır tedarik zincirindeki bozulmalardan dolayı yaşanan sıkıntılara rağmen, Çin'deki faaliyetlerin toparlanmasıyla kısa vadedeki olumsuz etkinin belli bir sürede azalacağı öngörülüyor.
Türkiye’nin yedek kapasitesi yeterli seviyede
Pandeminin küresel endüstride oluşturduğu etkinin Türkiye için de geçerli olduğunu ifade eden Deloitte Türkiye Elektrik Sektör Lideri Emrehan Demirel, arz güvenliğinde,elektrik üretim ve doğal gaz tedarikinde sahip olunan yedek kapasite ve etkin operasyonel yönetim sayesinde enerji arzında kayda değer bir risk bulunmadığını belirtti.
Elektrik talebindeki düşüşün toptan satış piyasasındaki elektrik fiyatlarına yansıdığına dikkat çeken Demirel, “Ancak, azalan talep ve düşen elektrik fiyatları sebebiyle, şirketlerin gelir beklentisi düşüyor. Türkiye’de enerji sektörünün büyük bir yatırım dönemini geride bırakmış olması sebebiyle, şirketlerin gelir projeksiyonları sektörün tamamının finansal sürdürülebilirliği açısından son derece kritik. Ayrıca hali hazırda devam eden yatırımların tedarik zincirindeki sorunlardan etkilenmesi kaçınılmaz gözüküyor. Özellikle, YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) teşviklerinden yararlanabilmek için birçok yenilebilir enerji yatırımına büyük hız verildiği bu dönemde, tedarik zinciri meseleleri yatırımcı açısından yönetmesi zor bir durum ortaya koyuyor” dedi.
Krizin aşısı: otomasyon ve dijital yatırımlar
Emrehan Demirel, elektrik, enerji hizmetleri ve yenilenebilir enerji sektörü liderlerinin COVID-19 sürecini doğru yönetebilmeleri için atması gereken adımlarla ilgili şu bilgileri verdi:
- Çalışan hareketinin kısıtlanması durumunda, kritik personeli görev başında tutmak ve faaliyetleri güvenli bir şekilde yerine getirebilmek için acil durum planları geliştirmek.
- Küresel tedarik zinciri dinamiklerini yeniden değerlendirmek ve operasyonel bölgelere daha fazla malzeme ve ekipman tedarik etmenin uygun olup olmadığını dikkate almak.
- Düşen gelir beklentilerini ve nakit akışlarını yönetmek için senaryo çalışmaları yapmak ve aksiyon planlarını belirlemek. Bu çerçevede yeni yatırım planlarını yeniden gözden geçirmek.
İşin nasıl ve nerede yapıldığını yeniden düşünerek, otomasyon ve dijital yeteneklerin benimsenmesini hızlandırmak, işin geleceği için krizin bir katalizör olarak kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirmek.
-
A+Buyut
-
A-Kucult

